KaraKartaL FoRuM

WwW.KaRaKaRTaL.FoRuMa.BiZ
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Bunları biliyor musunuz?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
çArŞı
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
çArŞı

Mesaj Sayısı : 200
Kayıt tarihi : 16/05/09
Nerden : İStanbuL

Bunları biliyor musunuz? Empty
MesajKonu: Bunları biliyor musunuz?   Bunları biliyor musunuz? Icon_minitimeSalı Mayıs 26, 2009 12:35 pm

Takımların flamaları, resmi internet siteleri ve formalarında yer alan,
taraftarların tezahüratların hayat bulan kara kartal, aslan, sarı
kanarya, çift başlı kartal, şahin, leopar, horoz, minare, buğday ve
karpuz gibi sembol ve simgelerin birbirinden farklı öyküsü bulunuyor.

Bunları biliyor musunuz? 18_256103_kartal
Taraftarların
hayran olduğu, desteklediği takımların birbirinden farklı sembol ve
simgeleri bulunuyor. Takımların önemli bölümü sembol olarak hayvanları
seçerken, bazıları tarihi yerleri ve tarımsal ürünlerini tercih ediyor.

Semboller içinde kartal, aslan, şahin gibi yırtıcı hayvanlar kadar sarı
kanarya, horoz gibi daha evcil olanları da bulunuyor. Buğday ve karpuz
gibi tarımsal ürünler de takımların simgesi, amblemi olabiliyor.

GALATASARAY’IN ASLANI
Galatasaray’ın simgesi olan aslan, futbolcuları Nihat Bedik’ten
geliyor. Galatasaray kurulmadan 3 yıl önce dünyaya gelen Bedik,
Galatasaray Lisesi’nde eğitimini sürdürürken spor hayatına başladı.1916
yılında başlayan Galatasaray macerası süresince sadece futbolcu olarak
değil üç adım atlama, yüksek atlama, binicilik, yelken ve yüzme
alanlarında da kulübüne hizmet eden Bedik, tam 20 yıl boyunca futbolcu
olarak verdiği mücadelesinde 268 kez forma giydi.

Galatasaray futbol takımının 8 yıl kaptanlığını yapan, 18 kez giydiği A
Milli Takım formasını 8 kez kaptan olarak taşıyan Bedik, 1936 yılında
aktif spordan çekilmesine rağmen spor yapmayı ihmal etmedi. "Aslan"
ismini verdiği teknesi ile yarışlara katılan, futbol oynadığı
dönemlerde "Aslan Nihat" olarak çağırılan Bedik, hayatını adadığı
Galatasaray’a kendi lakabını simge olarak bıraktı.

"HEY YAVRUM KANARYAMA BAK, YİNE UÇTU"

Fenerbahçe’nin simgesi sarı kanarya da "Uçan kaleci" olarak tanınan
ünlü kalecileri Cihat Arman’dan geliyor. Fenerbahçe Müzesi Müdürü Alp
Bacıoğlu, sarı kanaryanın öyküsünü şöyle anlattı: "1939 yılında
Fenerbahçe’ye transfer olan kaleci Cihat Arman, 1952 yılına kadar
oynuyor. O dönemlerde Türkiye’nin en iyi kalecisi olan Arman’a
"Uçan kaleci" deniliyor. Arman, sahaya genellikle kanarya sarısı
formasıyla çıkıyor. Lacivert forması da var ancak bu sarı forması daha
çok biliniyor. Bir maçta Arman, kalenin 90 olarak tabir edilen köşesine
giden top adeta uçarak çıkarıyor. O sırada taraftarlardan birisi, ’hey
yavrum kanaryama bak, yine uçtu’ diye bağırıyor. Bu kanarya zihinlerde
yer ediyor. 1952 yılında Fenerbahçe genç kadro kuruyor. Bu kadro, ardı
ardına şampiyonluğunu kovalayınca basın, kanarya sembolünü telaffuz
etmeye başlıyor. Basın, o dönemlerde iyi maçlar çıkaran takımla ilgili
’sarı kanaryalar yine güzel oynadı’ şeklinde haber yazınca kanarya tam
anlamıyla simge olarak kalıyor."

BALIKÇININ "HAYDİ KARA KARTALLAR" DİYE BAĞIRMASI
Beşiktaş’ın simgesi olan kara kartalın çıkış noktası ise bir taraftarın
tezahüratı. 1940-41 sezonuna gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla
giren Beşiktaş, haftalar ilerledikçe puan farkını açıyor ve ligdeki
liderliğini sürdürüyor. Bitime 5 hafta kala Süleymaniye ile 19 Ocak
1941 Pazar günü Şeref Stadı’ndaki maçta Beşiktaş, yine güzel bir oyun
ortaya koyuyor.

Maçın ikinci yarısının ortalarında Beşiktaş takımı, önde olmasına
rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirdiği
sırada siyah beyazlıların akın yönü olan Şeref Stadı’nın Atatürk panosu
bulunan tarafındaki tribününden bir taraftar, "Haydi Kara Kartallar.
Hücum edin Kara Kartallar"
diye bağırıyor.

Şeref Stadı’nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden
gazetecileri bir anda etkileyen balıkçı Mehmet Galin’in bu tezahüratı,
o maçtan sonra Beşiktaş’a sembol oldu. 6-0’lık galibiyetin ardından
Beşiktaş’ın sembolü "Kara Kartallar" oldu.

"TİMSAHIN DOĞUŞU"
Bursaspor’un simgesi timsah, bir yöneticinin izlediği belgeselden yola
çıkılarak hayat buldu. 1992 yılında yeşil-beyazlı yönetimde yedek üye
olarak yer alan Lemi Keskin, o yıllarda takımın sembolünün inci
olduğunu ve genellikle "Yeşil inci" olarak telaffuz edildiğini söyledi.

Beşiktaş ile 1992 yılında İnönü Stadı’nda bir maç yaptıklarını ve 0-0
berabere kaldıklarını anlatan Keskin, şunları kaydetti: "Mart ayındaki
bu maçtan sonra takımın sembolünün durağan yerine hareketli olması
gerektiğini düşündüm. Kartal havada uçarken onun karşısında inci pek
uymuyordu. O dönemlerde yeni sembolü düşünürken belgeselde timsahın
boğayı parçaladığını gördüm. Timsah ilk etapta bana sıcak geldi.
Yöneticilere ve kulüp başkanına konuyu anlattım, ama kolay olmadı.
Marttan ağustosa kadar tanıdığım, tanımadığım birçok Bursaspor
taraftarına sembolün nasıl olması gerektiğini sordum. Takımın rengi
yeşildi. Sembol, hayvan veya yeşil olmalıydı. Buna en uygun olanı da
timsahtı. Sonunda ağustos ayında yapılan yönetim kurulu toplantısında
takımın sembolü timsah olarak belirlendi."

Keskin, Bursaspor’un ünlü gol sevinci olan "Timsah yürüyüşü"nün ise ilk
kez Ugandalı futbolcuları Majid Mussisi tarafından yapıldığını
belirterek, kulüp olarak o dönemlerde timsah ve Bursaspor ile ilgili
belgesel bile hazırlattıklarını anlattı.

FRANSIZLAR’IN KORKULU RÜYASI ŞAHİN BEY SEMBOL OLDU
Gaziantepspor’un ambleminde yer alan, takımın sembolü olan "Şahin" ise
Fransızlara karşı kentin savunmasında önemli rol üstlenen Şahin Bey’den
geliyor.

Halk tarafından "Şahin Bey" olarak bilinen Mehmet Sait, 1911’de
Trablusgarp Savaşlarına gönüllü olarak katıldı. Balkan Savaşlarında,
Birinci Dünya Savaşında Çanakkale, Romanya, Filistin cephelerinde
savaşan Şahin Bey, Fransızlara karşı Antep savunmasını her şeyin
üstünde tuttu. Gaziantepspor tarihinde önemli yere sahip Şahin Bey,
kentin futbol kulübüne Şahin simgesini veren isim oldu. Hatta, takımın
rengi Fransızlarla çarpışan çetelerden akan kanın rengi kırmızı ile
matemi simgeleyen siyah olarak belirlendi.

LEOPAR, ÇİFT BAŞLI KARTAL VE HOROZ
Ankara’da 6 Haziran 1978’de Ankara Belediyespor olarak kurulan
Ankaraspor, sembol olarak ise kendisine güç ve asaleti temsil eden, bir
dönem Anadolu’da ve özellikle Ankara çevresinde de yaşayan "Anadolu
Leoparı"nı kullanıyor.

Denizli’nin takımı Denizlispor ise amblem olarak adeta kentle
özdeşleşen horozu seçti. Kulübün logosu, dünyaca ünlü horozunu simge
alarak, yeşil-siyah renklerden oluşuyor.

Turkcell Süper Lig’e çıkan Diyarbakırspor, bugün formasında taşıdığı
renklerin yeşilini Diclespordan, kırmızısını ise Yıldızspor’dan aldı.
Kulübün amblemi, kentle özdeşleşen kale surları ile ünlü karpuzu oldu.

Anadolu Selçuklu Devleti’ne başkentlik yapan Konya’nın takımı
Konyaspor’un sembolü de ambleminde yer alan çift başlı kartal. Doğunun
ve batının hakimi olarak nitelendirilen keskin bakışlı çift başlı
kartal, futbolun da hakimi olmak için yeşil-beyaz renklerin üzerinde
amblem olarak yer buldu. Anadolu Selçuklu Devleti’nin simgesi olan çift
başlı kartalı, Konyaspor’un ambleminde buğday başakları yalnız
bırakmadı.

Antalyaspor’un simgesi ise kentin sembolü olarak bilinen tarihi Yivli
Minare oldu. Antalya Ulu Camii’nin minaresi olan Yivli Minare,
yıllardır takımın ambleminde yer alıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.fanatik.com.tr
 
Bunları biliyor musunuz?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KaraKartaL FoRuM :: BEŞİKTAŞ FUTBOL KULÜBÜ :: Beşiktaş Haberleri-
Buraya geçin: