KaraKartaL FoRuM

WwW.KaRaKaRTaL.FoRuMa.BiZ
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Doğum sancılı başladı...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
çArŞı
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
çArŞı

Mesaj Sayısı : 200
Kayıt tarihi : 16/05/09
Nerden : İStanbuL

Doğum sancılı başladı... Empty
MesajKonu: Doğum sancılı başladı...   Doğum sancılı başladı... Icon_minitimeSalı Haz. 02, 2009 12:59 pm

Beşiktaş, henüz sezon hazırlık döneminde iki İbrahim´in kavgasıyla
sarsıldı. Medyaya yansıyan ya da yansımayan sayısız olaylar yaşandı. Ve
son şok dalga, Sağlam´ın yerine Denizli´nin geçişi oldu, hayırlı da
oldu.

Doğum sancılı başladı... 18_256840_yusuf
Son
olarak 100. yılında mutlu sona ulaşan ve 6 yıldır şampiyonluğa hasret
kalan Siyah-Beyazlı camia, sabrın sonunda çifte kupayla güldü. Geriye
dönüp bakıldığında, bu başarının hiç de kolay elde edilmediğini
görüyoruz. Ne badireler atlatıldı, ne fedakarlıklar yaşandı. Krizi iyi
idare eden ve kaostan birlik-beraberlik çıkarmayı başaran Beşiktaş, hak
edilmiş kupaları müzesine götürdü. İşte bu uzun yürüyüşün hikayesi...


Yer kulüp binası. Yönetim kurulu olağan toplantısında... Genelde kamp
ve yapılacak transferlerin değerlendirileceği sıradan bir toplantı
yani. Çaylar geldi, kahveler gitti derken, Başkan Ertuğrul Sağlam’a tam
destek verilmesini ve kimsenin çatlak açıklama yapmamasını istedi. Önce
asbaşkan Levent Erdoğan söz istedi. Erdoğan, “Benim kadar yerli hoca
isteyen yoktur. Bu konuda da ideal ismin Samet Aybaba olduğunu her
yerde söylerim. Kanımca Ertuğrul hoca bu işi kaldırabilecek tecrübeye
sahip değil” dedi. Erdoğan’a destek çıkan ve daha da öne geçen biri
daha vardı; altyapı sorumlusu Halim Aydın. O da, “Burada Ertuğrul’un
kişiliğine ve diğer olaylarını tartışmanın anlamı yok. En iyisi daha
önce büyük takımda şampiyonluk yaşamış, yerli ya da yabancı birini
bulalım” diye konuştu. Ortam bir anda buz kesti. Kafalar öne eğildi.
Odada çıt çıkmıyordu. Ölüm sessizliğini yine başkan bozdu. Demirören,
“Bunlar burada kalsın, aynı ekip yola devam edeceğiz. İstikrar şart”
deyip olayı kapasa da, yara ancak pansuman olabilmişti. Böylece yönetim
içinde Sağlam’ın ilk gönderilme konusu masaya yatmış, ancak çabuk
kalkmıştı!.
Transferde başkan kesin kararlıydı. Diatta, Higuain gibi isimlerden
büyük tepki alan başkan, bu kez dış transferde tüm yetkiyi Sinan
Engin’e verdi. Engin, Sivok, Seriç ve Zapotocny’yi listenin ilk
sırasına yazdı. Ancak bu sistem yönetimde büyük tepki görse de, dışa
yansımadı. Fakat oyuncular ve Engin çok tartışıldı. Ayrıca bir de her
birini yüksek maliyeti kafaları karıştırdı. İtalya’nın sıradan
takımlarından Udinese’de oynama şansı bulamayan Sivok ile son yıllarda
düşüş yaşayan Zapotocny ve Yunanistan’da istenmeyen adam ilan edilen
Seriç’te ciddi endişeler vardı.
Başkan zor sakinleşti
Avusturya’da yaşanan İbrahim Üzülmez-İbrahim Toraman arasındaki
kavganın ardından başkan küplere bindi ve kampta olan genel sekreter
Kenan Öner’i arayıp, “Böyle rezillik olur mu? Hoca ile menacer ne iş
yapıyor? Bir iki gün içinde geliyorum. Derhal işlerden el çektireceğim”
öfkesini kustu. İşin ilginç yanı bu kez de ortamı sakinleştirmek
yönetime düştü. Avusturya’ya gelen Demirören, çok meraklı olduğu özel
bir golf sahasına götürülüp stres attırıldı ve teknik ekibi değiştirme
fikrinden vazgeçirildi. Ama bu ikinci dalga ilkinden daha büyük iz
bıraktı.
Yer bu kez Avusturya... Ertuğrul Sağlam ile Sinan Engin’in bulunduğu
odanın kapısı çalındı. İçeri giren Delgado bodoslama konuyu açtı. Babam
(menacerliğini de yapıyor) aradı. Ben İspanya’ya gidiyorum. Osasuna’dan
hem sizin, hem de benim için çok iyi teklif var. Ayrıca Arjantin Milli
Takımı’na gidebilmem için de bu çok önemli... Neye uğradığını şaşıran
ekip durumu derhal başkana iletti. Hemen uçak kiralayan başkan ertesi
gün kamptaydı. Nitekim, kendini çok ağırdan satan ve yönetimin yabancı
kontenjanından da sıkıştığını anlayan Delgado, sözleşmesi devam ederken
yıllık ücretine zam yaptırdı. Olay duyulunca bu kez de başta diğer
yabancılar olmak üzere takım arkadaşları başkaldırdı, ama nafile...

Doğum sancılı başladı... 12_256842_02FAN3KUP2
‘Hayat devam etti ama...’
Kharkiv maçını ardından, Sağlam, “Çok ağrı bir yenilgi aldık. Ancak
hayat devam ediyor. Önümüze bakacağız” diye konuştu. Farklı otelde
kalan Demirören yanındaki Kenan Öner ve Ertunç Soğancıoğlu’na “Bir
gazeteciden bunu duyduk. İyice araştırın, bakalım gerçekten bu lafı
etmiş mi? Eğer etmişse, ‘ne demek hayat devam ediyor.’ Camialar ile
dalga geçilmez” tepkisinde bulundu. Fakat açıklamalar harfiyen
doğruydu. Bu söz Sağlam’ın Beşiktaş’taki kariyerinin bitiş düdüğüydü.
Başkan Ukrayna’da iş yapan yeğeni ile birlikte programını değiştirip
İstanbul’a dönmedi. Donetsk’te, 100. yılda futbol şubesi sorumlusu iken
birlikte çalıştığı Mircea Lucescu ile masaya oturdu. Lucescu sitemkâr
konuştu. Rumen hoca, “Elbette dönmeyi düşünebilirim. Ancak geçtiğimiz
sezon da görüşüp anlaştık. Sonra ne olduğunu anlamadan geri dönüp başka
birini (Sağlam) göreve getirdiniz. Ben şimdilik yokum. Bu görüşmenin
olduğu saatlerde olaya kesin gözü ile bakan yöneticiler, alışık olmadık
davranış gösterdiler. Ağızbirliği etmişçesine Sağlam’ın bırakması
gerektiğini, hatalarından da kendilerince örnekler verip apaçık ortaya
döktüler. Ki, bu durum bir ilkti.
Daha ligin başı, ancak UEFA’dan çok kötü şekilde elenmenin çalkantıları
sürüyordu. Yönetim bu kez Ümraniye’de toplantı halindeydi. Kapı usulca
çalındı. Gözler oraya dikildi. Ertuğrul Sağlam girdi. Direkt başkanın
yanına gelip, “Görevdeyken Lucescu, Mustafa hoca ve başkaları ile de
konuştuğunuzu biliyorum. Bu nedenle istifa edeceğim. Hakkınızı helal
edin” dedi. Başkan, “Beşiktaş Kulübü’nün başkanıyım, her hoca, oyuncu
ya da futbolla ilgili kim varsa görüşmem gayet doğal ve etik. Şahsen
kalmanı istiyorum. Takımın başına dön” dese de, bunu yürekten
söylemiyordu. Zira Denizli’den çoktan söz alınmıştı.

Doğum sancılı başladı... 13_256843_02FAN3KUP3
Seriç olayı arapsaçı
Denizli’nin ilk şartı tek patronluktu. “Direkt başkana bilgi veririm.
Tesislerde, seyahatlerde, kamplarda sizden başka yönetici istemem.
Menacer Sinan kalabilir. Ancak sadece ve sadece idari konularla
ilgilenecek. Takım ile muhatap olmayacak. İçinde yer almayacak” dedi.
Ve Denizli’nin son bir talebi daha vardı. O da ara transferde birkaç
takviye. Tüm isteklere ‘peki’ dendi. Engin de olayın boyutunu görüp
ayrıldı.
Ara transferde yabancı kontenjanını açmak için Seriç’i gönderme kararı
alan yönetim, Kocaelispor’un, ‘Bizde oynasın, ancak parasını siz
ödeyin’ teklifi ile karşılaştı. Ardından menacerler bu oyuncuyu
Bursaspor’a önerdi. İkinci şok edici yanıt da buradan alındı. Ertuğrul
Sağlam tarafından, “Bu takım seviyesinde değil” diyerek geri çevrildiği
söylendi. Olaya çok sinirlenen genel sekreter Kenan Öner, “Bu nasıl iş.
Adamı getiren kendisi ile Sinan Engin. Anlamakta güçlük çekiyoruz”
deyip Seriç ile olan sözleşmeyi karşılıklı anlaşarak feshettirdi.

Doğum sancılı başladı... 9_256841_02FAN3KUP1
Denizli’nin tepesi attı
Oynamadığı için bunalıma giren Bobo, takım içinde arkadaşları ile
takışmaya başladı. Bobo, Holosko, Tello ve Serdar Özkan ile sahada pas
alıp vermeme yüzünden sert tartışmalar yaşadı. Olayın kavga boyutuna
ulaşmamasını yardımcı antrenör Tayfur Havutçu önledi.
Mustafa Denizli göreve geldikten sonra tesislerin şekli şemali değişti!
Tecrübeli hoca ilk iş olarak kaygan zeminleri değiştirdi. Sonra
odalardaki yataklara sıra geldi. Denizli mutfağa da el attı! Haftada üç
gün balıkçıdan özel balık ve pişiricisini de getirip beslenme
alışkanlığını değiştirdi. Bununla da yetinmeyip oyuncuların telefon
görüşmelerine ve kamp kurallarına sıkı denetim getirdi. Denetlemeyi de
bizzat kendisi yaptı. Tesislere her gelişinde alttan girip üsten çıktı.
Odaları, sağlık merkezini, akla gelen her yeri gezip baktı. Bu
denetimlerde personel ile bazen çok sert konuşmalar yaptı.
Kadıköy’deki Fenerbahçe maçı öncesi... Denizli derbilerden tecrübeli...
Hakemlerin böyle maçlarda kırmızı kartlarını çıkarmakta tereddüt
etmediklerini belirtip, bir dizi uyarılarda bulundu. Ancak maçta Cisse
önce sarıyı gördü. Denizli yanına çağırıp tekrar uyardı. Fakat Fransız
‘Fransız’ kaldı! Ve oyundan atıldı. Maçın ardından hışımla soyunma
odasına giren Denizli, Cisse’ye yapıştı. Çok ağır sözler sarf etti. Oda
da çık çıkmıyordu. Hoca neredeyse Fransız’ı tekme tokat dövecek hale
gelmişti.

Doğum sancılı başladı... 14_256844_Untitled-1
Yusuf Şimşek operasyonu
Sabah erken saatler... Denizli telefonda... “Başkan günaydın. Matias’ın
doktoru ile konuştum. Dizinde belirli ilerleme var. Ancak bana ‘şu
tarihte oynar’ diyemiyor. Yani anlayacağın bize kaptandan hayır yok”
diyor. Başkan sıkıntılı... “Peki çaresine bakarız, sakin kafa ile biraz
düşünelim” diyor. Denizli’nin bekleyecek hali yok. Hoca, “Bu saatten
sonra yabancı alamayız. Yusuf Şimşek’i alalım. Benim eski öğrencim. Tek
alternatif bu ve sanıyorum Trabzonspor’a yarın imza atacak” diyor. Ve
ekliyor, “Ben konuşup ikna ederim.” Daha yarım saat geçmeden Denizli,
“Yusuf tamam. Siz diğer konuları halledin” diyor. Başkan Bursaspor
başkanı ile Etiler’de buluşup aynı gün anlaşıyor.
Eski teknik direktörlerden Candan Tarhan’ın Denizli ile yediği içtiği
nerdeyse ayrı gitmezdi. Mustafa hoca Ernst adını ilk kez eski kadim
dostunun menacerlik yapan oğlu Ogan Tarhan’dan duydu. Hiç araştırma
gereği duymadan konuyu yönetime getirdi. İşte ne olduysa o zamana oldu.
Bir anda başkanın karşısına Beşiktaş’ın nerdeyse bütün transferlerinde
adı öne çıkan Ahmet Bulut, “Bu oyuncu bize bağlı diyerek, Antalya’da
bulunan başkanın yanına yine eski Beşiktaşlı yeni menacer Mustafa Doğal
ile çıktı. Başkan ile Denizli arasına ‘kara kedi’ gibi giren menacer
kavgasından ötürü nerdeyse transferden vazgeçilme aşamasına gelindi.
Ancak başkan, Ogan Tarhan, Ahmet Bulut, Mustafa Doğan ve Abdullah
Cila’ya ‘kendi aranızda anlaşın’ talimatı verdi ve Ernst ancak böyle
Kartal olabildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.fanatik.com.tr
 
Doğum sancılı başladı...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KaraKartaL FoRuM :: BEŞİKTAŞ FUTBOL KULÜBÜ :: Beşiktaş Haberleri-
Buraya geçin: